DONANMA MECMUASI 29 / Temmuz.1912

DONANMA MECMUASI 29–Temmuz.1912

O-169_0247 TRABLUSGARP TARİHİNİ OKUYUNUZ FİYATI ON KURUŞTUR

O-169_0248 NUMARA:29/5 ŞİMDİLİK AYDA BİR DEFA NEŞİR OLUNUR                                        TEMMUZ.1328

RAMAZAN

     Çarşamba gecesi, bütün ümmet-i necibe-i (soylu) Muhammediyenin  (methi sena olunmuş), salikin-i rah-ı (yolu aynı – tarikat) hakikatin on bir aydan beri ber nazar-ı dindarane ve mütevekkilane ile hululüna intizar ettikleri şehri gufranın (af edici) ilk ve mübarek gecesi idi.  Bu gece ve geceden itibaren geçen ve geçecek olan otuz gün ve gece;  Bilcümle müminin-u ve müminatın (mümin kadınlar, kızlar) felah ve saadetimizin hüccet-i kati-asi  olan kitab-ı hakikat-ı mübinin tebligat ve ferman mukarrası daireyi necat-ı bahreminde  (parlak, güzel)  – bütün senede olduğu gibi – hareket ederek ibadatlu ve taatda bulunarak nezdi celili bariye bir takarrubla mazharı lütfu mağfiret ve nail-i ecir-u  musvubat-ı ulûhiyet (ululuk) alacağı eyyamı ferhunde (mevki) kall olduğundan <<mecmuamız>> bütün din kardeşlerimizi âlemi uhrevide nail olacakları mükâfatı maneviye-i  siyamdan (oruç) dolayı tebrik ve taayyüd  (kutlama) eyler.    

KISMI İDARİ

     Her şahıs hükmiyenin idaresi muamelatına tabi olduğu gibi;  Donanma cemiyetinin muamelat ve şekil idaresi de kendine has bir surettedir.  Cemiyetin tedvir emri için muhtaç olduğu şuabat (şubeler):  Nizamnamede de görüldüğü veçhile;  Merkez umumi heyet idaresi ile muhasebe, tahrirat, evrak, vezne, mecmua bir iki tahsildardan ibarettir.

     Merkez umumi heyeti idaresi iki nevi vazifeyle mükelleftir.  Bu vazifelerden biri nizamname mucibince ifasıyla mükellef olduğu vazifeler.  Diğeri de, her senenin kongresince ittihaz olunan mukarrerat mucibince icrasına mecbur olduğu işlerdir.

     Nizamnamenin emri veçhile haftada bir kere içtimaı mecbur olan heyet idare 6.Temmuz.1327 tarihinden1328 senesi haziranı gayesine kadar olan müddet zarfında altısı fevkalade ve kırk yedisi alelade olmak üzere elli üç içtima akdetmiş ve bu içtimalarda 411 karar ittihaz eylemiş ve mukarrerat mezküreden üç yüz yetmiş üçünün hükmü yerine getirilmiş ve 38kararın hükümlerinin yerlerine getirilmesi de bazı alil ve esbabı mâniayı zamaniyeden dolayı ileriye bırakılmıştır.

     Heyet idarece verilen ve hükümleri yerlerine getirilen 373 kararın hülasası dört şekil üzerinedir.

1 – Encümenler teşkiline

2 – Verilen kararlarla neticelerine

3 – Cemiyetin bir sene zarfındaki icraat ve mesaiyesinin netayicine (netice)

4 – Cemiyete gelen ve cemiyetten gönderilen evraka dairdir.

     Encümenler – Bu sene yapılan encümenlerin en mühimleri <<nakliye sefineleri encümeni>> ve <tersane encümeni> ve <<maksim topları encümeni>> ve <sergi komisyonu encümeni> ve <<müfettişler ve irşad heyetleri encümeni>> ve <sigara kâğıdı ve kibrit encümeni> ve <<usul cibayetin (tahsildar) teshili (kolaylık) ve nizamnamenin icra edilen tecrübelere göre tadili encümeni >> olmak üzere yedi encümen yapılmış ve bunların cümlesi de vazifelerini vicdan ve nizam dairesinde yapmışlardır. 

     1327 senesi muhterem kongresince verilen karar veçhile;  Bir maksadı hamiyet ve fütüvvetle (yiğitçe) ihda ve teberru buyrulan eşyanın sureti hasene (güzel iş) ve müfide de (faydalı) elden çıkarılması için Sultanahmet meydanında da <<meşhur hamiyet>> namıyla bir sergi vücuda getirilmiş ve sergi devam ettiği cihetle encümeni de elyevm vazifesini ifaya çalışmakta bulunmuştur.

Sayfa: 194

sergilerin yapılmasına heyeti idare azasından Ziya Bey tarafından delalet edilmiş mûmâ-ileyhâ (sözü geçen) sergiler devam ettiği müddetçe – bir günü zarar olmamak üzere – huzur ve rahatını feda ederek geçe ve gündüz çalışmış ve hala da çalışmakta bulunmuştur.  Şu harekât fedakarısı elhak şayanı tebrik ve teşekkür bulunmuştur.

sergilerin yapılmasına heyeti idare azasından Ziya Bey tarafından delalet edilmiş mûmâ-ileyhâ (sözü geçen) sergiler devam ettiği müddetçe – bir günü zarar olmamak üzere – huzur ve rahatını feda ederek geçe ve gündüz çalışmış ve hala da çalışmakta bulunmuştur.  Şu harekât fedakarısı elhak şayanı tebrik ve teşekkür bulunmuştur.

Mukarrerat ı esasiye

     Haddizatında bir servet olan zaman ve mesailerini – her Osmanlı gibi – vatan ve milletin itla ve terakkisi uğrunda – bir emel ve menfaate müstenid olmayarak – sarf ve istihlak etmeği kendilerince en muhterem ve en mukaddes bir vazifeyi vicdaniye bilen heyet idare ve encümenler azaları mesaiyi masrufa ve zaman müstehlikelerini muktedir oldukları kadar cemiyetin hayır ve menfaatine ve milleti necibe ve fedakârımızın da her halde tealiyi şan ve şerefine, izdiyad sutüt ve şevketine hadim olmasına çalışmışlardır.

     1 – muhterem 1328 senesi kongresine takdim edilen raporda da görüldüğü veçhile cemiyetin mevcudiyet haziresini daha ziyade kuvvetleştirmek, teşebbüsat mahsusasını daha müsmir (verimli) bir hale getirmek üzere <<azayı mefhume>> unvanıyla merkez umumi heyet idare fevkalade azalığına efhureyi handan saltanat seniyeden ve taraf işraf hazret padişahîden tensip buyrulacak bir iki zatın kabulüne karar verilmiştir.

     Osmanlılar;  Padişahlarına, handan saltanata la yezal (kalıcı) bir muhabbet ve sadakatle merbut oldukları ve tarihimizi tetkik edenlerce de malum olduğu veçhile,  padişahlarını ve ırken handanını daima aralarında görmeğe alıştıkları.  Kurmak istedikleri ve padişahın veya ırkın handanından birinin bulunduğu işler daima muvaffakiyetle neticeleneceğine mutekid oldukları.   Avrupa donanma cemiyetlerinin hepsinde de izayı hükümdariyeden beri bulunduğu cihetle cemiyetimizde de handan saltanat erkânı aliyesinden birisinin bulunmasında cemiyetçe fevkalade hayır ve menfaat hâsıl olacağı bedihi bulunmuş olduğundan, inşallah latif ve inayet i celile yi hümayunla cemiyetin bu iltifat ve şeref alulede mezhur olacağı kaviyyen memuldür.

     2 – merhum koca Reşit Paşanın hafidi (oğlu) ve hariciye nazır esbakı (sabık) merhum Cemil paşanın necil (soylu) muhterem ve paki şurayı devlet azayı muhtereme ve fazılasından ve merkez umumi heyeti idaresi azasından ve cemiyete pek çok ianatta bulunan ve emir atayı ianatta zenginlerimize elhak numuneyi imtisal (uyum) olacak olan Reşit bey efendi hazretleri tarafından seyahat masrafını müsaraileyh kendi kesesinden vererek Bursa, İzmit, Eskişehir, Ankara, Konya, Karasi, Afyonkarahisar, İzmir havalisine seyahat edilerek cemiyetin, tezayüd (artış) varidatına çalışılmış ve bu seyahatten elhak netayiç nafia hâsıl olmuştur.

     3 – Efkâr ve mütalaat vakıfane, tecarib mahsusa ve tetkikat mevşikafaneleriyle (inceden inceye) her daim cemiyetimize hizmeti müfide vücuda getiren heyet idare azasından emvali eytam reisi İzzettin ve Doktor İsmail

Sayfa: 195

Beyler tarafından dahi havaliyi mezkûra ile Rumeli vilayet Osmaniyesinin muvaki muhtelifesi gezilerek lazım gelen irşadat (uyarı) ve tenviratta (aydınlatma) bulunulmuş ve birçok mahallerde yeniden şubeler tesis edilmiş olduğu gibi bazı yerlerde de – görülen lüzum üzerine – heyet cedideyi fiile ve mukaddeme intihabı tavsiye edilmiş ve vesayayı mezkürenin ifası neticesi olarak şuubatdan meblağ külliye (çoğula) vürut eylemiştir.

O-169_0251SULTANAHMETTE İNŞA EDİLEN MEŞHUR HAMMİYET <<SERGİSİ>>

RESMİ KÜŞADI

     4 – dretnot kartpostalları satışından cemiyet istifade ettiği gibi on bin liraya kadar tevdi edilecek meblağa da Osmanlı bankası tarafından;  Edilen teşebbüsat üzerine yüzde üç faiz verilmesi temin edilmiştir.

     5 – muhterem vatandaşlarımıza;  vatan azizimizin donanmaya olan ihtiyaç şedidini hakkıyla arz eylemek ve cemi edilecek ianat suiistimale uğramamak ve tezyyid ianata çalışmak

Sayfa: 196

üzere ayrı ayrı encümenler teşkil edilmesi hususu taşra şubelerine tavsiye edilmiştir.

     6 – Heyet idare azasından Rıfat Bey Efendi tarafından tanzim ve heyeti idareye verilen projeden otuz milyon nüfusu Osmanî içinden yedi yüz elli bin vatandaşın beş sene müddetle ayda birer lira iane itasını taahhüt ettiği takdirde hâsıl olacak para ile:

     Kıt’a

     10 dretnot

     10 zırhlı kruvazör

     20 birinci sınıf kruvazör

     25 torpido muhribi                            ceman 65

O-169_0252 SERGİ KOMİSYONUNDAN BAZI ZEVAT

<<MEŞHUR HAMİYYET>> ELVAHINDAN

     Alınmış beş kıtadan mürekkep muhip bir donanma vücuda geleceği anlaşılmış ve teklif vaki cidden şayanı ehemmiyet ve menafi ve itilayı (yükselme) memlekete hadim olduğundan vücuda getirilmek üzere gazete ve beyannameler vasıtasıyla keyfiyet inzar (gecikme) umumiye yi millete arz ve hissiyatı âliye yi Osmaniye ye müracaat olunmuştur.

     Bazı zevat fütüvvet (mertlik) perveran müracaat vakayı hissen telakki ederek ayda bir Osmanlı altını vermeği

Sayfa: 197

Taahhüt etmiş ve taahüdat vakıalarını yerine getirmekte bulunmuşlar ise de bu zevatın sayısı mateessüf istenilen miktardan pek aşağı bulunmuştur.

     Din, vatan, millet hasenat uğrunda nakdiney i hayatını (hayatın kıymeti) bile feda etmekten çekinmeyen muhterem vatandaşların Osmanlılığı her türlü taarruz, tecavüze karşı koruyacak, dünya durdukça yaşatacak olan bu husus için dahi bezl fütüvvet ve hamiyet buyurmalarını rica etmeği bir vecibeyi vataniye biliriz.

     7 – altı milyon lira sermaye ile bir anonim şirketin teşkili ve bir tersane inşası hakkında heyet idare azasından mühendis Haşim Bey tarafından edilen teklif ve verilen izahat üzerine keyfiyetin lüzum ve ehemmiyeti takdir edilerek tetebbuat (incelemeler) mukteziye de bulunmak üzere erbabı ihtisastan mürekkep bir komisyon teşkiline karar verilmiştir.

     Bu komisyon;  Vukuf ve malumat mahsusasiyle mütemeyyiz (seçkin) bahriye nazır esbakı (önceki) birinci feriklikten (korgeneral) mütekait Hüsnü paşa ve bahriye mütekaitlerinden Emin paşa, Lütfü bey kaptan, Osmanlı bankası direktörlerinden Keresteciyan ve heyet idare azasından ve tacirlerimizin en muteberlerinden Abud, Macid ve Kamhi bey efendilerden teşkil edilmiştir.

     Erbabı vukuf ve ihtisastan mürekkep olan bu encümenin verdiği karar üzerine imtiyazı alınmak üzere nafıa nezaretine müracaat olunmakla beraber bu bapta tedarik olunacak sermayeyi sureti katiye de tedarik edebilmek ve sermaye vazi edeceklere;  Sermayelerinin heder olmayıp bir menfaat temin eyleyeceğini bildirmek, cesaretlerini artırmak ve teşebbüs mezkürin müntaç muvaffakiyet olacağını göstermek üzere.   Bahriye nezaretiyle seyri sefain idaresi vapur tamirat ve inşasının vücuda getirilmek istenilen tersanede tamir ve inşa ettirileceği hususunun imtiyaz suretiyle verilmesi bahriye nezaretinden istenilmiş ise de, nezaret müşaraileyh ile seyri sefain idaresi böyle bir kayıt altına girmek istememişlerdir.

     Memleketimiz gibi hayat ve teşebbüsat sanaiyeden mahrum olan yerlerde bir güna teminat ve ilerisi için bir emin ve itimat görülmedikçe – meçhulât üzerine – müessesat sanayiyi vücuda getirecek, mülkümüzün ihya ve imarına, halkımızın terakkiye tesidine çalışacak bir müteşebbis bulunamayacağı cihetle vatan ve millet için hayırlı olan bu teşebbüs temini münafaa hadım pınarların yokluğundan dolayı geri kalmıştır.

     Bununla beraber bu teşebbüs, memleket için en mühim bir meseleyi hayatiye olduğu ve <Atina> tersanesi kadar bile bir tersanesi olmayan mülkümüzde böyle bir tersanenin yapılması yalnız şevket bahriyemiz noktasından değil hayat ve istikbal memleket noktasından da lazımdı.

     Bu tersanede tamir ve inşa edilecek sefinelerde fabrikalarında velhasıl bütün şubelerinde çalışacak vatandaşlarımız, vatandaşlarımızın aileleri, bu ailelerin mübadelatta bulunacakları dükkânlar, bunların hükümete verecekleri vergiler sefine tamir ve inşası için harice giden

Sayfa: 198

serveti milliyemiz tamamıyla elimizde, toprağımızda kalacaktı.  Ne derece mühim olduğu meydandadır.  Ümit ederiz ki necip milletimiz bu hayırlı teşebbüsün dirilmesine çalışırlar.

     8 – mektuplar, kartpostallar vesaire gibi muvad (madde) mersule (hesaplanmış) üstlerine yapıştırılmak üzere zarif ve rengin donanma menfaatine pullar ihdasıyla posta hanelere tevdi edilmesi heyet idare azasından Ziya bey efendi tarafından vaki olan teklif üzerine tahtı karara alınmıştır.  Fakat henüz mevkii tatbike konulamamıştır. 

     9 – çıkarılacak karnelerin bir meblağ muayyen mukabilinde ahaliye verilmesi ve birer, beşer, onar paralık pullar ihdası ile alış veriş üzerine veya talep vukuunda müşterilerin karnelerine yapıştırılmak üzere ufak bir kar mukabilinde bayilere itası ve ilsak (birleştirme) edilecek pullarla dolan defterlerin şirket tarafından irae olunacak bankaya ibrazında, defterde mevcut pullar esmanının (kıymet) mübrezine (gösteren) ödenmesi ve muamelat mezküreden husule gelecek menafiadan bir miktar muayyenin cemiyete tesviyesi bir şirket müteşebbise tarafından teklif edilmiştir.

     Mezkûr teklif, sevgili ve fetvet pürur milletimizi hayatı iktisadiye ve tasarrufiye ye iliştireceği ve pek ufak paraların pek büyük yekünler vücuda getireceği kaziye yi muhammesini öğreteceği gibi cemiyete de çok mühim fayda temin edeceği icra kılınan tetkikat neticesinde anlaşılmış ve şirket mezkûra ile mukavelede akit edilmiş ise de, şirket mukavele mucibince teşkilini deruhte ettiği anonim şirketini teşkil edemediğinden ve cemiyette bazı mütalaa ve mülahazaya mübenni şekil ahirde olacak bir şirketi kabul etmediğinden mezkûr teşebbüs yüzü üstüne kalmıştır.

     10 – bütün vatandaşlarca malum olduğu üzere Türkçe ve arapca olarak donanmaya olan ihtiyacımızı ve cemiyetçe yapılan muamelatı ve bütün hesap işlerini her şeyiyle gösterir beyannameler neşir edilmiş ve şu suretle de millete bir hesabı umumi verilmiştir.

     11 – cemiyete ihda ve teberru olunan eşyayı nakde inkilab etmek üzere Ziya ve Reşit beylerin delalet ve himayesiyle Sultanahmet meydanında bir sergi vücuda getirilmiştir. 

     12 – şehri muayyen bir miktarda iane veren zevatın evlerinin kapılarına konmak üzere heyet idare azasından Ziya beyin teklifi üzerine tertip olunan ve bazı yerlerde tatbik edilen ve nafi semereleri görülen levhaların her tarafa teşmiline teşebbüs edilmiş ve kongre kararı veçhile tayin olunacak müfettişlerle taşralara gönderilecek irşadat ve tenvirat heyetleri için birer talimatname tanzim olunmuştur. 

     13 – pek büyük faydalarına mübenni ordumuzca lüzum görülen tayyareleri almak için hamiyetli milletimiz tarafından ihda edilecek ianatı cemi etmek ve toplanacak parayı harbiye nezaretine vermek üzere bir şubeyi mahsusa vücuda getirilmesi nezaret müşaraileyhinin 1.Mart.1328 tarih ve 2 numaralı tezkeresiyle cemiyetimize emir edilmiştir.

     Heyeti idare, bir şube mahsusanın teşkili

Sayfa: 199

fazla memur istihdamına, bir takım masarif zaide ihtiyarına mütevakkıf olduğunu ve bu ise, alınacak tayyarelerin – velev ki bir tane olsun – sayılarının azalmasını, teberruat milliyenin faydasız surette heder olmasını mucip olacağı nazarı dikkate alınarak şubeyi mahsusa teşkilinden sarfı nazar edilmiş ve müstahdemine tayyare için günde – hasb el hamiye (insanlık icabı) – iki saat fazla çalışmasını emir eylemiştir.  Beş ayı mütecaviz bir zaman devam eden ve usul ve vazifeleri haricinde bir işle uğraşan müstahdeminin istihlak ettikleri zamanla sarf eyledikleri mesainin de bütün bütün mükâfatsız kalması rehin cevaz ve sevap olur

O-169_0255 BAĞÇAYIRA BİR NAZAR

<<MEŞHUR HAMİYET>> ELVAHINDAN

ahvalden görülmediğinden bu işte emekleri geçen memurin ve müstahdemine birer maaş tespitinde – tayyare hâsılatından – mükâfat nakdiye verilmesine ve keyfiyetin de harbiye nezaretine arz ve işarına karar verilmiştir.

     Hiçbir ferdi beşer, bedelsiz, ücretsiz aylarca zamanını, çalışmasını öldürmeyeceği ve toplanan yirmi yedi bin liraya nispetle aldıkları ücret de hiçten ibaret olduğu cihetle verilen mükâfat nakdiye istikşar (azaltılması) olunmaz zan ederiz.

     Sailine (soran) de böylece cevap veririz.

Sayfa: 200

     14 – askeri ve mülki gece mektepleriyle bu gibi resmi yerlerde toplanılacak kemiklerin kendisine satılmasını bir Avusturyalı istemiş ve bu talep cemiyete bir fayda temin edeceğinden isteyen zatla bir mukavele yapılarak ihale olunmuş ise de bu mukavele hükmünün yerine getirilmesine bir takım sebeplerden dolayı henüz başlanılamamıştır.  Heyeti idare bu engelleri kaldırmakla uğraşmaktadır.  Kalkar kalkmaz işe başlanılacağı tabiidir.

     15 – şehir emanetiyle ortakça bir piyango yapmak istenildi.  Dâhiliye nezareti işar (yazılı bilgi) Samiye (Arap Emiri zade)  itafen yazıldığı tezkere ile <<cemiyetin böyle piyango muamelatıyla iştigali ve piyango için imtiyaz itası münasip ve muvaffak görülemediği>> bildirildiğinden bu piyangodan vaz geçildi.

           O-169_0256            ÇELİK KALELER İÇİN ARSLAN UMMALLER
<<MEŞHUR HAMİYET>> ELVAHINDAN

ancak <ruhsat suretiyle cemiyetimizce piyango yapılmasına şurayı devlet kararıyla müsaade edildiğinden ve cemiyet, nizamnamesi mucibince her türlü teşebbüsatın ifasına salâhiyettar bulunduğundan bahisle lüzumunda ruhsat suretiyle piyango ihdasına der-kar (belli) olan hakkını muhafaza eylemekte olduğu> cevaben bildirilmesi üzerine cemiyetin bu nokta-i nazarı hükümetçe de <<kabul edildiği>> dâhiliye nezaret-i celilisinden bildirilmiştir.

Sayfa: 201

     Piyango, medeni ve müterakki memleketlerin hepsinde belediyelerin, bu gibi müesseselerin en başlıca gelirlerinden biri olduğu ve bir yerde böyle bir müessese veya belediye namına yapılan piyangonun biletleri yapıldıkları memleketlerden başka pek çok yerlerde rağbet görerek satıldığı ve bu yüzden pek çok kaideler hâsıl olunduğu ve hatta Hamburg, Yunan, Bulgar piyangoları Almanya, Yunanistan, Bulgaristan kadar bizim toprağımızda da satıldığı ve bu yüzden ahalimizin pek çok parası yabancı ellere gittiği ve bu gitmeden paramız azaldığı, toprak kardeşlerimiz ziyan gördüğü ve hatta bize siyaseten de bu satış ve gidiş dokunduğu cihetle bunların hepsinin önüne geçmek ve cemiyete de büyük bir kaide getirmek üzere böyle bir piyangoya memleketimizin de ihtiyacı olduğundan heyet-i idare cereyan eden müzakere neticesinde, milletçe böyle bir piyangonun yapılmasına karar verilmiştir.  Bir heyet maliye tarafında müracaat edilmiş olduğundan piyango işlerine bakmak ve tetkikat yapmak ve tetkikat-ı lüzum ede bulunmak üzere bir encümen yapılmış ve müracaat eden heyet maliyenin istidasını bu encümene havale etmiştir. 

     Bu encümen, ciddi, hakiki, menfaatli bir piyango yapılmak üzere ruhsat isteyeceklerin ihtisas adımlarından, Osmanlı veya tamamıyla Osmanlı kanunlarını kabul etmiş bir şirket olması ve kabiliyet-i maliye şahadetnameleriyle cemiyete müracaat eyleyerek tekliflerini bildirmelerini ilan etmiştir.

     Ciddi ve hakiki bir piyangonun halka faydası olduğu gibi cemiyete de büyük yardımı olacaktır.

     16 – Cemiyete muavenet-i mahsusa ve daime de bulunanların hizmet-i hammiyyet perveranesinin bir nişane-i ebedisi ve bir hatıra-i tarihiyesi olmak üzere ihdas edilecek madalyaların nizamnamesi tetkik edilmek üzere şurayı devlete takdim edilmiş olduğu gibi madalyalar hakkında da merci mahsusu nezdinde teşebbüsat-ı mukteziye de bulunulmuştur.

     17 – Düsturların (kural) tabii, sigara kâğıdı ve kibritleri gibi teşebbüsler hakkında uğraşıldığı gibi Edimburg’da teşekkül eden bir heyet-i mahsusa-yı İslamiyenin de kurban bayramında cami ve mescid-i şerife de iane toplanılması hakkındaki beyannamesi yurdumuzun her tarafına gönderilmiş ve bundan oldukça bir fayda hâsıl olmuştur.

     Heyet-i mahsusayı müşaraileyhe teşekkürü havi yazılan mektuba gelen cevapta;  Seneyi atiye de de teşebbüs ve ikada bulunacaklarını bildirmiş olduklarından daha erkence başlanılması rica edilmiştir.

     18 – Trablusgarp mebus muhteremi Naci Bey Efendi tarafından telif edilen Trablusgarp tarihi cemiyete ihda edilmiş ve cemiyet tarafından dahi satılmak üzere tab’ (basma) ve neşir olunmuştur.

     Eser cidden vakıfane ve büyük bir tetkik ve tetebbu (inceleme) neticesi olarak yazılmış olduğu cihetle uzun senelerin mahsulü olan böyle bir eseri ihda ettiğinden dolayı mebus muhteremin şu fetveti elhak mucib-i şükrandır.

     19 – Koca ve yüce Edremit’in fedakâr bir nahiyesi olan Ağunya muhterem ve hamiyet perver

Sayfa: 202

ahalisi tarafından Ağunya şubemizin mesaiyi meşkûra ve himmet mahsusası ile cemiyete verilen tütünler alıcısına satılmış ve parasına tutulmak üzere merkezi umumiye ye bin dört yüz lira gönderilmiştir.

     Var olsun koca Edremit’in yüce Ağunya’lıları.

ihtilasat

(çalmalar)

     Efradı beşeriyenin hepsi bir fitrette, bir ahlakta, bir vicdanda olmadığı ve herhangi bir hal ve şekilde olursa olsun mefturiyyet (bıkkınlık) mahsusasını meydana çıkarmaktan geri durmadığı cihetle, merkez umumi evrak kalemi ketebesinden Onur efendide, fıtrat (yaradılış) ve vicdan medeniyyesi millete, cemiyete karşı göstermekten çekinmemiştir.  Bu efendi sirkat (hırsızlık) ve sahtekârlık suretiyle cemiyetin iki yüz kırk üç Osmanlı lirası ile on frangını almıştır.

     Mahkemeye müracaat edildiği cihetle icra kılınan takibatı kanuniye ve muhakeme neticesinde iki sene hapis cezasına mahkûm olmuştur.

     İhtilas olunan paranın dahi banka tarafından cemiyete ödenmesi esbabı teminat altına alınmıştır.

     Üsküdar merkez şubesinde de bir ihtilas oldu.  Muhtelis olan efendi hakkında takibat lâzımeyi kanuniye icra kılınmış ve mahkemesi Üsküdar bidayet (başlama) ceza mahkemesinde rüyet (görme) edilmekte bulunmuştur.  Hitamında mahkemenin vereceği hüküm beyanname suretiyle ayrıca ilan edileceği muhakkaktır. 

1327 muhterem kongresince verilen kararların

İcra olunanları

     1 – Nakliye vapurları – cemiyet tarafından İngiltere’den satın alınmış olan beş parça vapurlardan Reşit paşa, Mithat paşa, Giresun vapurları nakliyatı askeriyede kullanılmak üzere hükümetçe verilen karar ve tebliğ üzerine bahriye nezaretine verilmiş idi.

     Bu vapurların bahriye nezaretinden geri alınarak, satın alınıp İngiltere de bulunan başka iki vapur ile birlikte hepsinin emin ve mütehassıs bir heyet marifetiyle cemiyetçe işletilmesi karagir (kararlanmış) olmuş ise de, 1328 (1910) senesi muhterem kongresine takdim kılınan raporda da arz ve izah olunduğu veçhile İngiltere de kazanları teceddid (yenilenme) ve aksam sairesi tamir ettirilmekte olan iki vapurun tamiratı bitmeden İtalya harbinin olmasına, muharebe yüzünden vapurların Akdeniz de işletilmesi kabil olmadığı ve Karadeniz de işletilmesinden de bir kâr hâsıl olamayacağı icra kılınan tetkikat neticesinde anlaşılmasına ve bir taraftan da hükümet, kendisine emanet edilen vapurlar hakkında bir karar verilerek bildirilmesi hakkında cemiyeti sıkıştırmasına, bu babda tetkikatta bulunmak üzere teşkil edilen encümen tarafından alınan vapurlara peti kabotaj için küçük kıtada vapurlar alınıp ilave edilmedikçe elde bulunan bu beş vapurun işletilmesinden zarar hâsıl olacağına binaen muhterem kongre

Sayfa:  203

  kararının infazı kabil olmayacağına dair olan kararını mazbatasıyla heyeti idareye bildirmesine ve bir zarar vukuunda milletin cemiyete muğber olmak ihtimalinin kavi olmasına ve esbabı ve mülahazat saire ye mebni (yapılmış) kongre kararı veçhile vapurların bir heyet müemmene ve mütehassıs tarafından işletilmesi hakkındaki kararından sarfı nazarla hükümete verilmesine karar verilmiş ve mevcut vapurların mamulen feragıyesi bahriye nezareti namına icra kilinmiştir.

     İngiltere de tamir edilmekte olan <<dock of york>> ve <dock of Landfashber> namlarındaki diğer iki kıta sefineyi nakliyede muharebe

                O-169_0259       Dâhile bir nazar

<<MEŞHUR HAMİYET>>ELVAHINDAN

sebebiyle İstanbul’a getirilemediğinden harbin nihayetini beklemekte masraf kilye ihtiyarını mucip olacağından 43000 İngiliz lirasına satılmıştır.

     2 – muhterem Giresunluların arzusu veçhile Zerum vapuruna Giresun namı verilmiş ve verdikleri 832255 ianeden dolayı kendilerine lazım gelen takdir ve teşekkür nameler tastir edilmiştir. 

     3 – donanmanın sahili osmaniye yi dolaşması hakkındaki kararı cemiyetin teşebbüsat mahsusası neticesinde kısmen icra edilmiş ise de, harp

Sayfa: 204

tamamının dolaşılmasına engel olmuştur. 

     4 – Boğazlarda ferman yoklaması hakkındaki karar icra edilen teşebbüsat ve heyeti idarece cereyan eden müzakerat neticesinde kabil olamamıştır.

     5 – ianatın beş milyonluk bahriye fevkalade tahsisatına mahsup edilmemesi hakkındaki kararın infazı meclisi mebusanın bu seneki içtimaına talik edilmiştir.

     6 – sefaini nakliyenin seyri sefain idaresince işletilmesinden husule gelen kârın cemiyet namına talep edilmesi hakkındaki kararının infazına

         O-169_0260              Dâhile bir diğer nazar

<<meşhur hamiyet>> elvahından

teşebbüs edilmiş ise de 1328 senesi muhterem kongresine takdim edilen raporda arz edilen esbabdan dolayı kabul olunmamıştır.

     7 – Der saadet limanı dâhil ve haricinde vapur ve mavnaların ceri için istimbot mubayaasına ve liman dâhilinde gemilere su vermek için su dubaları ve onları çekmek üzere istimbotlar alınması ve Van gölünde vapur işletilmesi hakkındaki kararlarda cemiyetin teşkilat haziresinin âdemi müsaadesine mebni icra edilememiştir. 

     8 – murakabe komisyonlarının teşkili hakkındaki karar icra edilmiştir.

Sayfa: 205

     9 – memurin hükümetten maaş taahhüdünü vermeyenler hakkında tedbir muktaziyenin icrasına teşebbüs edilmesi hakkındaki karar infaz edilmiştir. 

     10 – nizamnamenin tadili ve şubat cemiyetin teksiri hakkındaki karar infaz olunmuş ve şubelerin de teksirine çalışılmakta bulunulmuştur.

     11 – sefain harbiyemiz kartpostallarının tabına dair olan kararın infazına başlanılmış ve önce, ilk Osmanlı dretnotu olan Reşadiye’nin ebadı muhtelife de levha ve kartpostalları yaptırılarak satılığa çıkarılmıştır.

     12 – Kudüs mebusu muhteremi Ruhi el Halidi Bey tarafından cemiyete ihda edilen sabık mebusun keramın fotoğraflarını muhtevi albüm, eyyamı ahire de teslim edilmiş olduğundan tabı ve mevkii ve fervehattı (satışı) vazi seneyi atiye bırakılmıştır.

     13 – cemiyete ihale kılınan cıva madenlerinin mamuleyi teslimiyesi derdest icra olduğu gibi kongre kararına tevfikan talebi zuhurunda satılacağı tabii bulunmuştur.

     Kongrenin 15914. Cü maddeler hakkındaki mukarreratından bir kısmı infaz olunmuştur.

     14 – sigara kâğıdı ve kibritler hakkındaki mukarrerat müttehizenin (kabullenen) icrası mütahidle mün’akid mukavelenin derdest icra bulunan tadiline taalluk edilmiştir.

     18917 numaralı kararların, 1328 senesi muhterem kongresine arz ve takdim kılınan raporda beyan olunan esbabdan dolayı icrasından sarfı nazar edilmiştir.

Mütalaa

     Geçirdiğimiz ve geçirmekte olduğumuz siyasi buhranların en başlıca esbabından biri ve belki de birincisi kuvveyi bahriyemizin zaaf ve aczi olduğu muhakkaktır.  Eğer bizde, bize taarruz etmek, bize taksim eylemek, toprağımıza tecavüzde bulunmak isteyen devletleri müthiş bir kuvveyi bahriye ile yakıp yıkmak kudretine malik olmuş olsa idik şüphesiz ki bu gün bizi Rumeli’den çıkarmak isteyenler, en mühim bir amel ve unsur müsalemet (sulh içinde) olduğumuzu nazarı dikkate alarak dost vefik (uzlaşı) ve ittihatlarını uzatmaktan çekinmezlerdi.  Bu mühim ciheti muhterem Osmanlıların enzarı fütüvvet ve hamiyetine arz eder ve vatan ve milletin yaşamak için fütüvvetlerini beklediklerini arz eyleriz.

Sayfa: 206

MURAKABEYİ MİLLİYE

KISMI MALİ

            O-169_0263           Kabul salonu

Meşhur hamiyet elvahından

 O-169_0264Neşire-i hamiyet

Meşhur hamiyet elvahından

 O-169_0267Meşhur hamiyet

MİLLİ DERSLER

Almanlar bizden ders almışlar!

Ya biz kimden alalım?

Harb münasebetiyle.

     Serlevhamız hiç garip gelmesin:  Doğru, mevsuk (gerçek).  Evet, almanlar bizden son Trablus harbi münasebetiyle ders, hem pek büyük ders almışlar.  Fakat bu tedrisleri bizim bir muallim mevkiinde bulunmaklığımız sayesinde değil, ancak hissiyat ve vicdaniyatında milli duygular perverde (büyüten) eden her insana karşı bulunduğumuz <ibret verici> vaziyetimiz neticesindedir.  Bu vesikayı bize irfan ve hamiyeti Müslim olan kıymettar bir vatandaşımız, yüreği ateş-i iştiyak (özlem) ile suzan (yakan) olarak verdi.  Bu muhterem vatandaşımız geçenlerde <<İngiltere donanma cemiyeti>> nin bahriye adli risalesine göz gezdirirken Trablus harbi ve Almanlar serlevhalı şayanı dikkat ve ehemmiyet bir makaleye tesadüf eder.  Maksadın tamamıyla anlaşılabilmesi için evvel emirde hülasaten tercüme ettiği o bende bir göz gezdirelim:

     Türkiye – İtalya harbi, Alman mahafil (toplantı yeri) bahriyesini denizlerde harekâtı harbiye yi ihtiva eden böyle bir asır ahir harbinin vereceği derslerin kifayetsizliği itibariyle büyük bir inkisar-ı amele duçar etmiştir.  Filhakika muharebenin ilk safhası, deniz aşırı memleket sahibi olan ve o memleketin tecavüzü hariciden masun kalması arzusunda bulunan bir millet için kifayeti lâzımeyi haiz bir donanmanın lüzumuna kail olan Alman propagandalistleri elinde büyük bir silah makamında kullanılmıştır. 

     Osmanlı imparatorluğunun Afrika’daki vilayetini müdafaadaki acz-i tamı, evvelce hâkimiyeti bahriyenin manayı hakikisini ihata (çevirme)  edemeyenler üzerinde lüzumu kadar, belki lüzumundan da fazla bir tesir bırakmıştır. 

     Eğer son senelerde bahriyeye verilen fazla ehemmiyetten dolayı orduda hâsıl olan kıskançlık kabilinden bir hisse karşı, alman bahriye programının suhuletle kabulü için bu dersin büyük bir tesiri icra ettiğini söyleyecek olursak mübalağa etmiş olmayız.

     Trablus seferinin bidayetinde bizi Alman

Sayfa: 215

<ordu taraf daranı> kuvveyi beriyyenin (insanların) düşman gemileri tarafından karakol edilen bir sahadan kuvveyi askeriye sevkiyle muhafazası icabı menafi (karşı) milliyenin temini hususunda tamamıyla kudretsiz ve aciz olduğunu anlamışlardır.  Kifayeti harbiyesi bütün Almanlarca teslim edilen Türkiye ordusunun Trabluslun yeğene tariki olan denizin düşman gemileri tarafından karakol edilmesi yüzünden elleri, ayakları bağlı bir halde kalması dolayısıyla arz eylediği manzarayı elemeye bütün mütefekkir ordu zabitanının                        

O-169_0271 MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ MERKEZ UMUMİSİ AZAYI KERAMINDAN ALİ SABRİ MURAT BEY.

Büyük bahriye propagandasına tahvili mesai etmelerine mucip olmuştur. 

     İşte Alman efkârı umumiyesine karşı bu amili dersin silah makamında kullanılması sayesindedir ki, Almanya donanma cemiyetinin bu seneki müthiş bahriye programını kabul ettirmesi hususundaki mesaiyesi kemali suhulet ve muvaffakiyetle neticelenmiştir. 

     Şimdi, ey muhterem ve fedakâr millet!  Şu hülasayı okuduktan sonra

Sayfa: 216

Büyük ve kuvvetli Almanya’nın bizden nasıl ders aldığının ve niçin ve ne maksatla ders aldığının sarahaten anlaşılacağına eminiz.

     Bu ders şüphesiz ki yalnız Almanlar için değildir.  Bu mütalaa ve ameliyeden sonra esasen bilinmiş ve fakat şimdiye kadar birçok esbabı ve amil sabıkasıyla ihmal olunmuş bir düsturu ebedi istihraç olunabilir.

 O-169_0272

Mükella hâkimi hazretleri

     Eczayı vatanı dağınık bulunan devletler bu cüzlerin arasındaki irtibat ve ittisal (birleşme) vesaitini tedarike mecburdurlar.  Bu vesaitin de bittabi en bellisi başlısı denizlerle ayrılan aksamı vatanın vesait hıfz ve müdafaası olan kuvveyi bahriyenin tekmil ve istikmalidir (tamamlama). 

     Bu mütalaalar ve bu düsturlar yabancı devletlerin şahsiyet milliyelerinde ki cevheri sayi ve gayretten doğuyor ve kemal ve istikmal tecrübe ve numuneleri

Sayfa:  217

bizim sine-i süvârân (süvari) ve perişanımızda icra olunuyor.  Biz Trablus çöllerinde – Allah bilir nasıl – dövüşürken bizim fıkdanı-i (yokluk) vesaitimiz, mahrumiyetimiz, zaruri aczimiz bankalarına milli vatanı ve istikbale ait mühim ve dikkate seza dersler veriyor.  İşte böyle İngiltere’yi cidden düşündüren bir devleti muazzama, Almanlar bizden ders, dersi gayret ve ibret alıyorlar.

     Ya biz kimden alalım?

     İşte o kadar ilim ve cansız bir sual ki insanın gözleri yaşla dolmadan cevap vermeğe cesaret edemiyor.  Fakat bu gün hiçbir neticeyi müfide (izah) ve mesmureyi (sinirleri kuvvetli) hâsıl edemeyecek dahi ve mevsimsiz tesirlerden bir lahza sıyrılır da bu vatanın hayat ve istikbaline can gözüyle bakarsak, alacağımız dersin nereden alınacağı ve kimlerin alacağı derhal zahir ve aşikâr olur. 

     Muhterem millet!  Dersi senin pek ve fedakâr vicdanın alacak ve ta oralarda, kum ve ateş diyarlarının çıplak kayalarından sızan vatandaş kanlarının çizdikleri kitaplardan alacaksın!

     Bu ders, sana <ah donanma olsaydı!> gibi tehi (boş) ve bikaide bir telehhüf (mahzun) yerine <<bir donanmam olacak bir donanma yapacağım!>> suretinde kati şanlı ve bütün maziyi af ettirici bir ders olacaktır.

     Artık yalnız vasıtasızlık yüzünden evladının, babanın o ateşin kanını Yahuda heba etmek istemezsek, onu bütün vesait ve levazımıyla teçhiz ettikten sonra güle güle şehit olmasını görmek istersek maneviyatını yakacak olan bu dersi masarruf olacak maddi fedakârlıkla tetviç et!

     Bugün vicdan ve izanındaki tesiri maziye değil, atiye ait olsun ve lisan hamiyetinde <niçin ikinci dretnotu da ısmarlamayayım!> sual pür şerefi vürud olsun.

     Artık kâfi değil midir?  Şimdiye kadar akan kardeşkanlarının başı için olsun bu silsileyi felaketin önüne bir set çekelim.  O setti an karib (yakında) müthiş ve ahenin bir Osmanlı donanması teşkil eylesin.

Donanma mecmuası

Sayfa: 218

 

KEMAL

            O-169_0277           BEYRUT JANDARMA EFRADI CEDİDE MEKTEBİ BİRİNCİ BÖLÜĞÜN DÖRDÜNCÜ DEVRESİ EFRADININ HİN TEFTİŞİNDE HAZIR BULUNAN ZEVATI MUHTEREME

O-169_0279 Muaveneti milliye cemiyeti isparta şubesi heyeti

1 – REİS ARİF BEY  2 – NADİR EFENDİ  3 – ZİYA EFENDİ  4 – YÜZBAŞI ŞERİF BEY  5 – İZZET AĞA  6 – HACI MUSTAFA AĞA   7 – HACI ARİF EFENDİ   8 – OHANNES EFENDİ

O-169_0281Muaveneti milliye cemiyeti Bartın şubesi

1 – YÜZBAŞILIKTAN MÜTEKAİD HÜSEYİN HÜSNÜ EFENDİ  2 – MAHMUT FEVZİ EFENDİ

O-169_0282

MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ ÇAMLIBEL ŞUBESİ REYİSİ MAHMUD HAMDİ BEY

VAKİT SAATLERİ VE BEŞ VAKİT

O-169_0287

MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ VUDİN ŞUBESİ AZASINDAN MÜLAZIM EVVEL FUAD EFENDİ

OLTANİÇE MUHAREBESİ

Bir bitaraf ve bir düşman noktayı nazarından:

        O-169_0289               Mekla’da balıkçı kayığı

O-169_0290 Mekla kale kapısı

O-169_0293 Mekla jandarma numunesi

Marmaris gambotu güvertesinden alınmıştır.

 O-169_0294Bender bedevilerinden

 

DÜNYADA

Geçen sene neler oldu

     Temmuz.1327

     1327 tarihin bir tekrardan – işgal zahiriye sindeki tahallüf (zıtlık) ve tebdil şayanı kayıt olmamak itibariyle – ibaret olduğuna geçen 1327 Temmuz’uyla, bu senenin 1328 Temmuzu celi ve bariz bir şahit diğerdir.  Aşağıya kayıt ettiğimiz geçen temmuz bir defa nazarı tetkikten geçirilirse,  bir defada bu temmuza şöyle bir kuş nikâhı atıf olunsa.  Aralarındaki müspet veya menfi, ilim ya mesrur birçok belge bütün ve kuvvet ve hadisatın nasıl şayanı hayret bir irtibat ile yekdiğeriyle münasebat tar olduğu yek nazarda anlaşılır.

     1.Temmuz – devlet-i âli yenin Cetinje sefiri Sadreddin bey Podgorica’ya giderek orada bulunan Malisurların on iki teklifini havi muhtırasına karşı sekiz maddelik bir beyanname neşir etti.

     2.Temmuz – Üsküp’ten Selaniğe giden 513 numaralı katar Kavadar civarından geçerken hat üzerine konulan üç bomba patladı.  Tren hattan çıktı.  Maznunen birkaç Bulgar tevkif edildi.

     SS – İsmail Kemal Bey aleyhine İstanbul’da bulunan Arnavut vatanperverler Aksaray da bir miting akt ettiler. 

     3.Temmuz – Türkiye – Karadağ ihtilafının halli için mezunen Viyana’da bulunan Avusturya nın Cetinje sefiri derhal mahalli memuriyetine avdete emir aldı. 

     SS – Mehmet Ali paşanın bulunduğu sahaya tecavüz etti.

     4/5.Temmuz – İngiltere hükümeti sefirimiz Tevfik paşa vasıtasıyla Malisur meselesinin bir an evvel hallini tavsiye etti.

     SS – Fas meselesinden dolayı İngiltere ve Almanya arasında ihtilaf zuhur ederek müzakerenin münkati (kesilme) olacağı şayiaları deveran etmeğe başladı.

     6.Temmuz – İran şahı Mehmet Ali gümüş tepe civarında Irana dâhil oldu ve derhal Aster abada azimet etti. 

     SS – Karadağ, asi Malisurların avdetini teshile muvafakat etti.

     7.Temmuz – Serdar Bahadır 500 süvari bahtiyarı ile mürteci Honhuvar Salaradulanın üzerine hücum etti.

     SS – Avusturya Malisur meselesine müdahale diplomasiye de bulundu.

     8.Temmuz – mütekait miralay Sadık beyin <ittihat Osmanî> unvanlı yeni ve siyasi bir fırka teşekkül edeceği şayiaları deveran etti.

     9.Temmuz – Tahranda azim bir heyecan hüküm fermadır.  Şah Mahlua üzerine yürümeğe hazırlık görüyorlar.

     10.Temmuz – bugün İstanbul iyd milliyenin bütün serveru beşaretiyle izhar şadımanı eder ve hürriyet-i

Sayfa: 129

Ebediye tepesinde merasim fevkaladeyi askeriye icra olunurken ve cidden umumi derin bir yeis ve mateme, birden bire, müstağrik (dalmış) oldu.  Uzun çarşı başında ahşap ve köhne bir handa zuhur eden bir yangın pek az zaman zarfında o civarı hak ile yeksan ettikten ve erkânı harbiyeyi umumiye dairesini mübeddel remad (kül) eyledikten sonra daha uzaklara sıçradı.  Şehzade başında zuhur eden ikinci ateş İstanbul’un en mamur semtlerini kömür haline getirdi.  Şehzade başı, Çukurcuma, Laleli, Aksaray, Yenikapı, Samatyaya doğru ateşin ve Suzan dilini uzattı.   Binlerce han, hamam, mesken, cami ve mescit yandı.  Binlerce aile meskensiz, mevasız (sığınmasız) sokak ortasında kaldı.

     11.Temmuz – Balatta dahi bir harik henemansız baş gösterip yüzlerle mesken yakdı.

     SS – aynı gün Üsküdar’da da ateş felaket, birçok aşiyanı saadeti mahvetti.

     SS – Avam kamarasında maliye nazırı mister Lewed George menhur bir nutuk etti.  Bu nutuk Almanya da büyük heyecanlara mucip oldu.

     13.Temmuz – İran hükümet meşrut iyesi zalim şahın başını getirene 3000 lira vaat etti.

     15.Temmuz – Taninin tekrar neşrine müsaade edildi.

     17.Temmuz – Paris sefiri Naum paşanın vefatı şüyu buldu.

     SS – Iranın muhasarasına hitam verildi.

     SS – Naum paşanın vefatı haberi teyit etti.

     18.Temmuz – Malisurlara verilen 30 günlük mühlet bugün hitam buldu.  Kral Podgoriçe ye hususi bir heyet gönderdi.

     20.Temmuz – Malisurlar yavaş yavaş avdet ediyor.

     25.Temmuz – Almanya ve İngiltere arasında harp şayiaları deveran etmeğe başladı. 

     27.Temmuz – 2000 Malisur avdet ediyor.

     28.Temmuz – İngiltere de gümrük amelesinden 600.000 kişi tatil (işsiz) işgal etti.

     29.Temmuz – Paris’te Şevket isminde biri Baban zade İsmail Hakkı beye tecavüz etti.

     30,Temmuz – bir gün zarfında İstanbul da koleradan 150 müsab vuku buldu.

Sayfa: 130

S   O   N

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.