DONANMA MECMUASI 40 / Haziran.1913

O-169_0992DONANMA MECMUASI 40

Haziran 1329 / Haziran 1913                                                                                         numara: 40

O-169_0988

 O-169_0989NECİD (yürekli) MUTASARRIF MUHTEREMİ NEDİM BEY EFENDİ

Ahiren donanma ianesi olarak 59,755 kuruş cemî suretiyle hizmet mebruresi (hayırlı) sebk etmiştir. En muktedir ricali mülkiyemizdendir.

O-169_0990MEŞRUTİYETİN RUHUNDA, TRABLUSLA EDİRNENİN KALBİNDE HUN-İ TECEDDÜTÜ (taze kan) ÇARPAN BİR KAHRAMAN ENVER BEY.

HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ VE ALABAMA   

     Harp meşum ahirde duçarı olduğumuz bunun felaketlere rağmen birçok vakayı kahramana ne teşebbüsat-ı cesurane vardır ki leyâl (geceler) mazlumenin amakında parlayan yıldızlar gibi harabeyi umumi arasında şaşaa paş olarak ruhu milliye deki ateşin henüz sönmediğini ve istikbal milliyemizden ümit var olabileceğimizi söylüyor.  Yanya, İşkodra müdafaaları.  Edirne melhamesi (kanlı savaş) karada bunların birer misali olduğu gibi denizde Hamidiye kruvazörünün hareket levend-ânesi de bir enmüzec (örnek) bediadır.  Hususiyle benim gibi hayatının kırk senesini ve belki en bahtiyar demlerini denizde imrâr (geçirme) etmiş, bu sahayı bîgerân (sonsuz) üzerinde her sâhâtin (saha) bize gönderebileceği vakayı gayri memuleye mutarassıt olmağa alışmış bahriyeliler için fail Hamidiyemizin köpüklü dalgalar, siyah fırtınalar arasında meçhul   i’vîcâcârla (iğri büğrü) uzayıp giden, kâh düşman sahiline ateş, yıldırım saçan, kâh vatan yalılarına – tâ’dil-i tahassür etmek ister gibi – nevâziş-gâr (iltifat eden) temas eden tarik seyrini hayaleti maziye ve faraziyatı meslekiye ye müstagrik (batmış) uzun uzun takip eylemek mümkün değildir.  Evet, umum efradı millet büyük bir heyecan ve tahassür ile sabahların çabuk vüruduna, evrakı havadiste bu fa’al sefineyi harbiyemizin izini görüp yine bahadırane bir hareketini okumağa intizar ederler.  Lakin hayatını o denizlerde geçirmiş ve hal-i harpte bi- taraf hal-i sulhta olsa Akdeniz’in bu kış aylarında nasıl haşin ve misafir kabul etmez olduğunu nefsinde tecrübe etmiş olan bir gemicinin,  haritayı masasının üzerine yayarak bu fedayı sefineyi denizlerin köpükleri, bir beriyyenin (halkın), Adriyatik, Arşıpelin (Ege denizi) guşa ve bucağında aramasında başka bir mahiyet vardır.  Çünkü o bilir ki, deruhte ettiği vazifenin icabeti olarak Hamidiye kahramanları için rahat ve huzur yoktur.  Şu korkunç fırtına dünyaları, bahri muhitleri bir birine karıştırsa, tufanlar koparsa bile, o her sefine gibi himayetkâr ve misafir perver bir limana demirleyerek anasırın kin ve tehevvüründen (öfke) muhafazayı hayata çalışamaz.  Deniz, fırtına, tufan olsun, o daima yalnız kendine ve Allah’ına güvenerek yürümeğe,   Bahri Sefid’in bir guşasından diğer guşasına kavuşmağa, görmeğe.  Lakin görülmemeğe, tutmağa, lakin tutulmamağa vurmağa lakin vurulmamağa memurdur.  Onun için limanlar casus, fener kuleleri müzevirdir (arabozucu).

     Biz her kat ettiği mil için bin duayı muvaffakiyet gönderdiğimiz Hamidiye’mizi böyle düşünürken zihnimizin gayet garip ve parlak bir müşabehet (benzeyiş) tarihiye ile meşgul

Sayfa:  723

Olmaması kabil olmuyor.  Muharebatı bahriye tarih ahirinde hatta arz eyleyeceğimiz veçhile elli üç sene mukaddem (öncü) hukuku bahriye düvel muhafilinde büyük bir mevki tutan ve <<Alabama hadisesi – Alabama davası>> diye meşhur olan bir vakıayı şurada karilerimize mecmulen tasvir edersek Hamidiye hadisesi ile Alabama hadisesi arasındaki müşâbeheti (benzeyiş) azime karilerimizi de muazzez edecek ve bu meyanda bazı hakaiki  de izhar eyleyecektir. 

     1860 seneyi miladiye sinde burada beyanına hacet görülmeyecek bir takım esbabı delayiyesiyle Amerika’nın şimali cumhuriyetleri ile cenubi cumhuriyetleri arasında Amerika muharebat dâhiliyesi denilen harbi azimin zuhur ettiği malumdur. 

     Bu harp karada bir şiddeti hûn-hârâne ile devam ettiği gibi denizlerin de iki taraf – ki;  O zaman şimali cumhuriyetlere federe, cenubilere konfedere tesmiye olunmuştu. – sefaini tarafından kana bulanması lazım gelirse de böyle olmadı.  Çünkü şimalliler oldukça

   O-169_0992                    SADR-I ŞEHİDİN CENAZE MEVKİBİNDE SADR CEDİD.

Sait Halim Paşa hazretleri Mahmut Şevket Paşa merhumu meskûn ebediyyesine giderken teşyi ediyor.

Kuvvetli bir donanmaya malik oldukları halde cenupluların tek bir harp sefineleri bile yoktu.  Şimali cumhuriyetler donanması meydanı boş bularak istediği gibi cenup limanlarını abluka ediyor.  Topa tutuyor, cenupluları ithalat ve ihracat icrasından külliyen mani eyliyordu.  Bir halde ki, cenubilerin limanlarından gelen pamuk ile çalışan bütün İngiltere iplik, kumaş fabrikaları işsiz kalmış, abluka altındaki cenup limanlarından İngiltere ye pamuk kaçırarak intika eden bir takım abluka kaçakçıları zuhur etmişti.  Hatta muahharen (sonradan) hizmeti Osmaniye ye girerek bu millete büyük hizmetler eden Hubaret paşa bile bunların ser amedanından idi. 

     Bu hattı müşkülede kalan cenuplular bir çare düşündüler.  İngiltere’ye hafiyen birkaç kişi göndererek tez elden seri-ülsir  hemen <<bizim Fuad yahut İstanbul>> vapurları kadar yahut daha küçük birkaç vapur tedarikine teşebbüs ettiler.  Ancak bazı hususat İngiltere de bulunan şimali Amerika sefirinin nazarı dikkatini celb ederek

Sayfa:  724

Şüphelerini uyandırmış, hususiyle Liverpool limanında <Layard ve şürekâsı> fabrikası tarafından inşa edilip derdest teçhiz bulunan bir vapurun cenubilere ait olduğunu anlamıştı. 

     Harbi mezkurede İngiltere hükümeti ilanı bitaraf eylemiş ve İngiltere kanunnamesince hükümet bitaraf bulunursa tarafeyn muharebeynden biri hesabına memleketi dâhilinden top, cephane ve saire malzemeyi harbiye ve sefain harbiye iata ve tedariki memnu bulunmuştu.  Gerek kendi tebaasından, gerek tabayı ecnebiyeden birinin böyle bir fiiline muttali olduğu halde derhal mani, tevkif ve müsadere etmek icap eyliyordu.  Binaenaleyh Amerika şimali sefiri hemen İngiltere hükümetine müracaat edip kaideyi bitarafıye istinaden Layard kumpanyası tarafından teçhiz olunan

   O-169_0993                    AHİREN İSTANBULA TEŞRİF EDEN VELED ÇELEBİ EFENDİ HAZRETLERİ.

Mezkûr sefineye ait şüphesini beyan ve hemen tevkifini talep etti.  Ancak İngiliz hükümeti sefirin ifadatını böyle bir müdahaleyi kanuniye de bulunmağı icap edecek delil ve vesaik nizamiyeden mahrum bulunduğundan henüz bir şey yapılmak mümkün olmayacağı cevabını vermişti.  Sefinenin teçhizatı bir sürati acibe ile ilerliyor, sefir de müracaatları tekrar ediyordu.  Sefir sefinenin nihayet Amerika cenubi hükümeti hesabına inşa edildiğine, şimalliler aleyhine istihdam edileceğine ait olan delili sübûtiyeyi (gerçek) İngiltere hükümetine ibraza muvaffak olduysa da – ne çare ki – artık iş işten geçmiş, yani (Layard ve şürekâsı) tarafından inşa edilip (ALABAMA) tesmiye edilmiş olan bu esrarengiz sefine tam en tehlikede daha lombarları açılmadan

Sayfa: 725

Güvertesinin tertibatı tamam olmadan güya makinesini prova etmek maksadıyla Liverpool limanından çıkıp bir daha avdet etmemişti.

     Alabama vapuru adi bir yat sisteminde, çifte uskurlu, kompoze bir sefine olup sürat seyrine pek ziyade itina olunmuştu.  Filhakika cenubiler tarafından şimallilerin pek vasi olan ticareti bahriyesini tahrip için kullanılacak bu sefine Liverpool’dan adeta firar tarzında silahsız firar etmiş ise de her şey evvelce düşünülmüştü.  Alabama randevu ittihaz olunan muayyen bir limana azimet etti.  Biraz sonra diğer bir sefine dahi toplarını, cephanesini ve sair silahı ve levazımını getirmişti.  Filhakika, bu toplar hafif ve az ise de Alabama hattı harbte sefain harbiye ye karşı değil ancak düşman sefain ticariye sine karşı icrayı hareket edeceğinden matluba ma ziyade muvaffak idiler.  Hemen top lombarları açılıp toplar ve her şeyi yerli yerine yerleşti.      O-169_0994                 HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ ZABİTANINDAN MÜTEŞEKKİL BİR HEYET.

Yine Amerika donanmasına mensup kaptan Semmes isminde bir zat sefinenin kumandanlığına tayin olunmuş, zabitan ve efrat dahi gönderilmişti.  Kaptan Semmes maiyetini divan edip merasim mahsusa ile sefine gönderine konfedere hükümetinin bandırasını ve direğine de sefain harbiye ye mahsus filandırayı kaldırıp elindeki kumandanlık fermanını okudu.  İşte bu tarihten itibaren Alabama namı düşmanlarına haf ve dehşet salmağa ve bütün cihana hürriyet ve tahsin ihsas etmeğe başlamıştı.  Kaptan Semmes aylarca cihanın bütün denizlerini gezdi.  Ümit burnu, hind şarkı ve hind garbı,  cezairini, Brazil sahilini bir sürat ve faaliyet fevkalade ile dolaşarak tesadüf ettiği (federe) şimalliler sefain bahriyesini yaktı.  Gark etti.  Zapt etti.

     Alabama namı o derece mûris olmuştu ki,

Sayfa: 726

Şimallilerin ticaret bahriyelileri adeta büs bütün mahvolmuş, sigortayı bahriye ücretleri işitilmemiş surette fırlayıp zarar ve ziyan başdan aşmıştı.  Şimali hükümet müttefike bu belayı nagah zuhurdan kurtulabilmek için bütün sefain harbiye sini Alabama’nın taharri, zapt veya garkına göndermişti.  Lakin bu afacan sefineyi tutmak değil görmek bile nasip olmuyor, yalnız her gün bir haber tahribatı, her gün bir takım yeni muvaffakiyeti işitiliyordu.  Kaptan Raphael Semmes bulunduğu hali müstesna içinde eline geçirdiği düşman sefain ticariye sini teslim edecek bir ganaim bahriye mahkemesi olmadığından sefine zabitanından mürekkep teşkil ettiği ganaim mahkemesinde hükmünü veriyor.  Sefaini icabına göre yakıyor, gark ediyor yahut hamulesiyle satıyordu.  Tayfalarını da bitaraf çıkarmakta idi. 

     Alabama nihayet harbin hitamına doğru şimallilerin

      O-169_0995                 HAMİDİYE KRUVAZÖRÜNDE TAAM SALONU.

Kendisine nazaran zırhlı ve pek kuvvetli bir harp sefinesi olan USS Kearsarge’in piş gâh nakibinde olarak Fransa’nın Cherbourg limanına iltica etti.  Şimali sefineyi harbiyesi limana girmeyip USS Alabama’nın bitaraf sulardan çıkmasına intizaren kara sularından açıkta dolaşmağa başlamıştı.  Nihayet süvarisi Alabama’nın süvarisi kaptan R. Semmes’e bir haber gönderip muharebe için açık denize davet etti.  Kaptan Semmes bunu kabul etmeyerek kendisini ve nefsini bir mevti muhakkaka sürüklemeyebilirdi.  Lakin memleketinin şeref ve namusunu nihayetine kadar muhafaza etmeği bilen büyük ruhlardan olduğu cihetle davete hemen icabet edip açık denize çıktı.

     Kuvveyi Harbiyeleri arasında hiçbir muvazenet olmayan bu iki gemi bir daire üzerinde seyretmek üzere harbe başladılar.  Bir müddet sonra Alabama su kesimine tesadüf eden ağır güllelerin tesiri ile gark olmuş idi.   Ancak orada bulunup muharebeyi seyir

Sayfa: 727

Eden bir İngiliz yatı filikasını denize dökülenlerin imdadına göndermiş ve kaptan Semmes’i de denizden alıp düşmanlarının eline esir düşmekten kurtarmıştı.  İşte Alabama’nın vazifeyi âliyesi böyle hitam buldu.  Lakin şimdi âlemin başına bir de Alabama davası çıkmış idi.

     Sulhu müteakip şimali hükümet müttefikesi İngiltere hükümeti aleyhine vazifeyi bitaraf iyenin ifasında tenasül edip Alabama’yı ve sair birkaç cenubi sefaini firara muvaffak eylediğinden dolayı müthiş bir zarar ve ziyan davası açtı.  Filhakika Alabama’dan başka cenuplular İngiltere’de USS Virginia gibi bir iki gemi daha teçhiz etmişler idiyse de bunların içinde kaptan Semmes’in şecaat ve mahareti ile Alabama’nın düşman ticaret bahriyesini mahv ve münkeriz etmekte gösterdiği faaliyet o kadar deheş idi ki;  diğer gemilerin ismi unutulmuş mesele Alabama davası diye muhâfil hukukiye de şöhretyab olmuştur.  Alabama’nın faaliyetine akıl erdirmek için yaptığı işe bakmak kâfidir.  Bu sefine çıkalıdan beri 21 sefine zapt, 58 sefine

             O-169_0996          SAVET HAMİTAN’DA HAMİDİYE ZABİTANI.

İhrak ve takriben 6.550.000 dolar kıymetinde yani <<1.310.000>> İngiliz lirası emtia tahrip etmiş idi.

     Bir müddet İngiltere Amerika şimali hükümetinin protestolarını tanımak istemedi.  Lakin diğer taraf meselede israr eylediğinden birçok muhaberat ve münakeşatından ve birkaç seneler sürüncemede kaldıktan bir hüküm heyetine havalesi karar gir oldu.  Harpten ancak on sene kadar sonra idi ki; bu hüküm heyeti İngiltere’nin kanunu beynel düvele mugayir olarak kalem-rev (hüküm süren) hükümetinde bitaraflık mevkiinde bulunduğu iki hükümet muharebeden biri için sefain harbiye teçhiz olunmasına ağmaz ayn (göz yummak) ettiğine ve bu hareketinden mütevellit zarar ve ziyan tazmini lazım geleceğine hüküm eylediler.  Hüküm heyetin kabul ettiği miktar tazminat:

     15.500.000 dolar yani 3.300.000 İngiliz lirasıdır.

     Amerika hükümeti bundan başka Alabama’nın taaruzatı yüzünden sigorta ücretinin tezyidi sebebiyle tebaasının

Sayfa: 728

Ettiği ziyanları, bu sefainin takibi için edilen masarifi ve Alabama’nın hareketi yüzünden harbin imtidadıyla vücut bulan hasaratı azimeyi de dava etmiş ise de şayanı kabul olmamıştır.

     İşte kahraman Hamidiye’mizin şu dar Akdeniz sahasındaki cevlanlarını gördükçe bu hadiseyi azimeyi, tarihi Alabama ile cesur kaptanı Semmes’i daima takdir emekliğimizin sebebi, şüphesiz gerek cenubi Amerika cumhuriyeti ahalisi, gerek şayet var ise kaptan Semmes’in evlat ve ahfadı fedakâr harp sefinemiz ve fedakâr kaptanı, mürettebatı ile gayet      O-169_0997                   BEŞİKTAŞTA EKMEKÇİ BAŞI ALİ AĞA, SÜLEYMANİYE, VİŞNEZADE MAHALLELERİ ŞUBEYİ MÜTEHADDESİ AZASINDAN VE BEYOĞLU ŞUBEYİ MERKEZİYESİ VEZNEDARI MAHMUT BAHAEDDİN BEY. O-169_0997-2DERSAADETTE ACI HAMAM KARBİNDE HOCA RÜSTEM MAHALLESİ DONANMA CEMİYETİ ŞUBESİ AZASI MUHTEREMESİNDEN NECABETTİN MEHMET ALİ BEY.

Samimi ve fahir engiz (şanlı) bir münasebet ruhuyede bulunuyorlar.  Erbabı azim ve şecaatin nakıs vasıtalar ile dahi ne harikalar meydana getirebileceğini müttehicana düşünerek yazdığımız şu satırlara şimdi kanlı necim ve helâlımızı kim bilir hangi dalgalar üzerinde uçuran Hamidiye’nin hamiyetli kaptanına, fedakâr mürettebatına derin teşekkürle kıyamete kadar selamet ve muvaffakiyet duaları göndererek hatim kelam edelim.

Süleyman Natıki

Sayfa: 729

  O-169_0999                   TOKAT DONANMAYI OSMANİ MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ ŞUBESİ HEYETİ İDARE AZASINDAN SÜKİYASYAN SÜKİYAS EFENDİ.

O-169_0999-2 TOKAT DONANMAYI OSMANİ MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ HEYETİ İDARE AZASINDAN EMİRBALZADE ABDÜLHAB EFENDİ.

O-169_1000 TOKAT EŞRAFINDAN DONANMAYI OSMANİ MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ HEYETİ İDARE AZASINDAN AĞACAKZADE AHMET ŞEVKİ EFENDİ. O-169_1000-2TOKAT DONANMAYI OSMANİ MUAVENETİ MİLLİYE CEMİYETİ ŞUBESİ HEYETİ İDARE AZASINDAN CERASUNYAN LEVON EFENDİ. O-169_1003İKİ GÖNÜLLÜ BABA,OĞUL

1 – ÜSKÜDAR LEVASI ŞUBESİ AZASINDAN TAHAFİZADE AHMET BEY 2 – MAHDUMLARI MUHAFİZADE ALİ RIZA BEY

O-169_1004 RAYMOND POİNCARE’NİN DOVER’DE SON MUSAFEHASI.

Dover belediye reisi Londradan avdet eden mösyö Poincare’yi selamlıyor.

O-169_1005

DÜNKÜ MÜTTEFİKLER

RUS ASKERİ                                                                                          BÜLGAR ASKERİ

O-169_1006

O-169_1008

                    FELEMENK KRAL VE KRALİÇESİYLE KERİMELERİ.

O-169_1011 TULONDA BAHRİYE DAİRESİ.

O-169_1012 DOPLEKES KRUVAZÖRÜ  (altı bacalı kruvazör)

O-169_1013 TULONDA PATRİ ZIRHLISI VE KRUVAZÖRÜ

O-169_1015 HANRİ RUSFER

O-169_1016 NEDGARKEN KRUVAZÖRÜNÜN KENARINDAN İDARE EDİLEN BİR UÇURTMA.

 O-169_1017

 

Tefrika-i içtimâiyye

Asr-ı ahir devlet-i Osmâniyyesi

Mütercimi                                                                                                                      müellifleri

Mahmud Kâmil                                                                                                      Deriyo, Kolla

Asrı hazire devleti Osmaniye

Geçen nüshalardan mabad

     Fakat Rusya taraftarı olup da prens aleyhinde bu suî hareketi mütecavizi bir tertip edenler de teşebbüslerinde mağlup olmuşlardır.  Çünkü naib hükümet İstambulof ikinci bir prensin intihabı esbabını tehiyye (hayır dua)  etti.

     Subraniye 1887 Haziranının yedinci günü prens Ferdinand Dokuskoburg Zota’yı prens intihap eylemişlerdir ki, bu adam Lui Filip’in ana cihetinden hafidi idi.

     Prens olmazdan evvel Avusturya Macaristan ordularında zabitti.  Prens olmak hususunda Almanya ve Avusturya tarafından mazhar istinat ve himaye olmuştur. 

     İstambulof ve prens Ferdinand Rus taraftarlığı eden fırkalara karşı senelerden beri medid ve şedid mücadelede bulundular.  Nihayet bu mücadeleler esnasında İstambulof hedef daneyi kaza oldu.  Fakat şurasını itiraf etmelidir ki Bulgaristan böyle şedid bir idare sayesinde Rusya gibi ecnebi bir devletin vesayeti, hâkimiyeti, himayesi altına girmekten kurtulmuştur.  Milliyetine, şahsına ait bir itimat hâsıl eylemiştir.  Bu sayede artık kendi kuvvetlerine istinat ederek yaşamayı öğrendi.  Tariki medeniyete pek çabuk ve pek kati surette atıldı.

20.Şubat.1319

Sultanın politikası Ermeniler

     Ararat’ın etrafında teessüs ederek ta Bahrisefid’de Sisili’ye kadar uzayıp yayılmış olan Ermeniler Müslümanların ortasında daima Hıristiyan kalmışlardır. 

     Gittikçe hâkimiyet Türkiye’den çıkan diğer Hıristiyan milletlerin hali bunları teşci eylemiş, bilhassa 1877 muharebesi bunlara bir hürriyet karibenin vürut ve husulü hakkında ümitler vermişti.

     Rusya filhakika Bulgaristan’ın olduğu gibi bunların da yani Ermenilerin ahvalinde de alakadar bulunmuştur.  Berlin muahedesiyle babı Âli Ermenilerle meskûn mahallerin ihtiyacat mahalliyesiyle mütenasip tadilat ve ıslahatı bilâ tehir icra edeceğini ve Ermenileri Kürtlerin ve Çerkezlerin tecavüzat muhtemelesine karşı siyanet (koruma) eyleyeceğini tahtı taahhüde almıştır. 

Sayfa: 751

     Sultan bundan dolayı fena halde müteessir oldu.  Şüphesizdir ki ne kadar mümkün ise o kadar yakın bir zamanda intikam almaya karar verdi.  Babı Âli böyle bir taahhüt altına girdiği halde gariptir ki seneler, aylar hiçbir ıslahat ve tadilat yapılmaksızın geçti.  Gitgide bir takım keyfi rüsum da tarh edilmeğe başlandı.( 1 )

     Kürt eşkıyası tasavvur ve tasavvurun fevkinde denilecek surette şiddetler ibraz eylediler;  Saray da bunları ya ihmal hatta yahutta teşci eyledi.  Avrupa da bu hale karşı uzun müddet lakayt kalmıştır.

     Ermeniler bir takım şikâyet ve tazallümât (sızlanma) ile düveli muazzama sefarethanelerini ihata (kuşatma) ettiler.  Ermenilerin Rusya himayesine nakli tabiyet etmelerinden pek ziyade endişenin ve mütevehhim olan İngiltere bunlar hakkında hüsnü kabul göstermiştir.  Bunların muhtariyet ve beylik noktalarında temerküz (toplanma) eyleyen metâlibine (talep) mahza (ancak) Rusya’nın tarik-i terakkisi önüne bunları bir arıza gibi sevk etmek emeliyle mümâşât (yoldaşlık)  eylemiştir.

     İşte bundan dolayıdır ki, Saint Petersburg hükümeti Ermeniler hakkında pek musaitkâr bir tavır almamıştır.  Hatta şansölye Toyanof biz bir Ermeni Bulgaristan’ı teşkil etmesini istemeyiz, diye bağırmıştır.  İşte bu taraftan Rusya’nın hali bu merkezde idi.  diğer taraftan Fransa Rusya’yı münkadane (boyun eğen), mutiane takip ediyordu.  Ondan maada Almanya memaliki Osmaniye’de daha ziyade münafi iktisadiye ve ticariye temin etmek için sultana karşı hatta Ermeni katli âmini takip eden günde bile mütemayil ve müteveccih görünüyordu.  İşte bu ahval önünde İngiltere’nin Ermeniler hakkındaki teveccühü, himayesi adeta bi taraf ve bertaraf edildi.

     Ermeniler ki muarız oldukları işkencelerden yorulmuşlar ve muvad olan ıslahat ve tadilatın ateş intizarı içinde senelerden beri kavrulmuşlardı.

Mabadı var.

Sayfa: 752

 

(1) müelliflikten çıkıyor, müfteri oluyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.